![]() |
|
|
#1 |
|
Admin
![]() Üyelik tarihi: Aug 2009
Mesajlar: 1.236
Tecrübe Puanı: 10000 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Bakmakla görmek arasında fark vardır. Bu detayları fark etmiş miydiniz?
Bakmakla görmek arasında fark vardır denilir. Oynadığımız yapımlarda da bu durum geçerli. Şüphesiz ki hepimiz iyi vakit geçirmek için oyun oynarız. Yapımcılar da iyi bir ürün sunmak için uğraşır, ama bu sırada birden fazla oyuncu tipini de göz önünde bulundurur. Kimimiz sadece hikâyeyi, kimimiz eğlenceyi, kimimiz ise her şeyi didik didik etmeyi severiz. Bazen bulunması zor ibareleri görebilir, bazen de sürekli gördüğümüz cisimlerdeki detayları fark edebiliriz. Doom ve Quake, id Software'ın en önemli iki FPS'si ve bu yapımlarda da irili ufaklı birçok sırla karşılaşmak mümkün. İşte onlardan bazıları; <center> </center>Doom 2�deki gerçek yaratık: John Romero Yapımın geliştiricilerinden John Romero, Doom 2�nin finali itibariyle oyuncularla karşı karşıya geliyor. Icon of Sin bölümünde, son yaratıkla karşılaşmadan önce silahlarımızı hazırlıyoruz. Duvardaki yaratığa ulaşmamız için, en aşağıdaki platforma çıkıyor ve böylelikle yukarıya doğru hareket ediyoruz. Aslında buna pek gerek yok. Platform yerdeyken tam karşısındaki duvara doğru koşarsak, içeri giriyor ve burada John Romero�nun kazığa geçirilmiş kafasıyla karşılaşıyoruz. Tetiği çekmek an meselesi. <center> </center>Parazitler, birşeyleri saklıyor Doom 3'ün senaryo modunu oynamak istediğimizde, öncelikle id Software ve Doom 3 logosuyla karşılaşıyorduk. Ara geçişlerde de parazit efektleri kullanılıyor, fakat iş bu kadar basit değil. Intro kısmını Fraps ile videoya kaydedip, ağır çekim olarak izlediğimizde, iki adet resimle karşılaşıyoruz. Bunlardan ilki, bir iskelet kafası ve insana ait olmadığı açık. İkincisi ise, bilindik bir yüz. Mars üssünde yıllar önce hayatta kalan tek savaşçıyla mücadele etmiştik. Onun hırsı ve mücadele ruhu, koca yaratık ordusunu dize getirmişti. Eski Doom oyunlarından tanıdığımız Doomguy, daha oyunun başlangıcıyla bize merhaba diyor. Üstelik o meşhur gülümsemesiyle birlikte. Bilindiği gibi Doomguy, orijinal oyunun başkarakteriydi. <center> </center>Hindiyi yumruklamak, pahalıya patlar Doom 3'te daha Mars'a yeni ayak basar basmaz, etrafı gezmeye ve ortama alışmaya çalışıyorduk. Bu sırada uğradığımız mekanlardan bir tanesi de UAC'nin kantiniydi. Masada sohbet eden askerler, televizyonda sunulan haberler ve tezgahta bekleyen görevli, herşeyin olması gerektiği gibiydi. Ek olarak salonun köşesinde arcade makinesi göze çarpıyordu; Super Turbo Turkey Puncher 3. UAC, yemek paydoslarında insanların kısa süre de olsa eğlenceli dakikalar yaşaması için bu makineyi yerleştirmiş. Cihazın <nobr>ekranında</nobr> her tıkladığımızda, hindiye yumruk atıyoruz. Ne kadar seri yaparsak, o kadar çok puan alıyoruz. ![]() Eğer bu oyunda 25 bin puan elde ederseniz, kişisel PDA'inize mesaj geliyor:"Tebrikler, Super Turbo Turkey Puncher 3'te yeni rekor elde ettiniz. Alieniz sizinle gurur duyuyor olmalı. Ancak, oyunun başında olmanız gereken süreden fazla kaldığınız için, izin sürenizden 2 gün düşürülmüştür. Bilginize..." Gün ortası haberleri Kantine geldiğinizde, sadece yemekler veya oyunlarla ilgilenmeyin. AÇık olan TV'deki haber bültenine de göz atabilirsiniz. Zira tanıdık ibarelerle karşılaşabilirsiniz. Örneğin spiker gelişmeler hakkında bilgiler verirken, ekranın alt kısmında kayan şeritte de "Quakecon" ibaresi yer alıyor. Bilindiği gibi QuakeCon, id Software'ın her yıl geleneksel olarak düzenlediği oyun turnuvasının ismi. <center> </center>Seçilmiş savaşçı İlk Doom oyununun kutu tasarımını çoğumuz biliriz. Don Ivan Punchatz tarafından tasarlanan bu resimi, Doom 3'teki tabletlerin üzerinde de görmek mümkün. Tabii ki ikisinin arasında olan farkı da belirtmek gerek. Mars efsanesinde, eski bir uygarlığın, Ruh Küpü'nü kullanarak yaratıkları Cehenneme hapsettiğinden bahsediliyor. Doğal olarak tabletlerdeki resimlerde de savaşçının elinde Ruh Küpü bulunuyor. Doom 1'in kutu tasarımına baktığımızda ise, savaşçının elinde silah olduğunu görüyoruz. <center> </center>Pentagramlar Doom 3, bünyesinde şeytani işaretler de bulunduruyor. Oyunculara aksiyon duygusunu yaşatmak isterken, aynı zamanda korkmalarını ve gerilmelerini de ister. Yapımın bazı noktalarında, pentagramlarla karşılaşmak mümkün. Tasarım olarak fazlaca detay barındıran bu şekiller, dikkatli bakıldığında tanıdık figürleri de bize sunuyor. Yine Doomguy ile karşılaşıyoruz. Ayrıca UAC firmasının logosu da şeytani varlıkların kurbanı olmuş. <center> </center>id Software: Teşekkürler Doom 3'ü bitirmek için, haliyle Cyberdemon'ı öldürmeniz gerekiyor. Korkunç uğultular ve mum ışığıyla aydınlanandar koridorlarda ilerlediğimiz Primary Excavation Site bölümü, bizi Cyber şeytanla buluşturacak olan mekân. Henüz yaratıkla karşılaşmadan önceki son dönemece gelince, sol tarafta da yol olduğunu görüyoruz. Biraz dikkatli baktığımızda, karşıdaki duvarda "id Software" logosu yer alıyor. Tıkladığımız takdirde, gizli bir platform açılıyor ve içinde id yapımcılarının teşekkür mesajlarının yer aldığı PDA diskine sahip oluyoruz. <center> ![]() Quake 3'te sürpriz isim FPS'nin babası olarak tanınan John Carmack, geliştirdiği oyunların içinde de yer almaktan keyif duyuyor. Quake 3 oynarken etrafa dikkatli bakın, zira bir köşede Carmack'in kafasıyla karşılaşabilirsiniz. Sadece bakmakla kalmayın, ona yaklaşın da. Kısa süre sonra göz bebeklerinin kaybolduğuna şahit olacaksınız. <center> </center>Çatışma ortasında hindi ziyafeti Eski Doom oyunlarında, bazı duvarların dokusunun veya renginin farklı olduğunu görebiliriz. Genellikle bunlardan içeriye girebiliyoruz ve gizli bölmeleri keşfediyoruz. Benzer uygulama da Quake Live'a eklenmiş ve biraz da şansınızın yardımıyla Doom 3'teki hindiyi keşfedebilirsiniz. <center> </center>Doom'a açılan kapı, Quake Live'dan geçer Tarihin en iyi online FPS'lerinden olan Quake 3, kısa süre önce Quake Live ismiyle web tabanlı olarak kullanıcılara sunulmuştu. Mücadele duygusunu bir kez daha fazlasıyla hissettiren yapım, yetenekleriniz sayesinde sizi sürprizlerle selamlıyor. Bilindiği gibi Rocket Jump yapmak zor, ama çok <nobr>eğlencelidir</nobr>. Bu yöntemi deneyerek en yukarıya çıkmayı deneyebilirsiniz. Böylece ilk Doom oyunundaki kırmızı şeritli kapıları açmaya yarayan çipi bulacaksınız. <center> </center></center>
__________________
Sıkça Sorulan Sorular ve Cevapları: 1. Soru: En Yeni ve En Beğenilen MMO Oyunları Nerede? 2. Soru: En Çok Sevilen ve En Eğlenceli Flash Oyunlar Nerede? |
|
|
|
|
|